arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘kişisel gelişim’

Kişisel Gelişim ve Hedefler Hakkında

Cumartesi, 20 Şub 2010 burakkanmaz 2 yorum

Bugün çok güzel bir video ile karşılaştım Facebook’ta. Ardından kişisel gelişim konusunda dinlediğin en güzel videolardan birisi oldğunu farkettim. Bu nedenle sizlerle de paylaşıyorum.

Hayattaki hedefler ve hayaller konusunda çok güzel tespitler veriyor Ahmet Şerif İzgören. Youtube üzerinden buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.

Bu videoyu Facebook’ta paylaşan Tuba Çebi’ye teşekkür ederim ;)

Zaman Nedir?

Pazar, 14 Haz 2009 burakkanmaz 16 yorum

Bu gece kafamı toparlamak amacıyla kişisel gelişim üzerine bir şeyler okuyayım istedim. Okurken “Zaman Kavramı” konusuna geldim ve “Evet, işte ‘zaman’ konusunda aradığım açıklama budur!” dedim kendime. Uzun zamandır bu kadar hoşuma giden bir yazı okumamıştım.

Buyrun siz de “Zaman Kavramı” konusunda ki hayatımda okuduğum en harika açıklamayı okuyun.

Zaman dediğimiz algı, aslında bir anı bir başka anla kıyaslama yöntemidir. Bunu bir örnekle açıklayabiliriz. Bir cisme vurduğumuzda bundan belirli bir ses çıkar. Aynı cisme tekrar vurduğumuzda yine bir ses çıkar. Kişi, birinci ses ile ikinci ses arasında bir süre olduğunu düşünür ve bu süreye "zaman" der. Oysa ikinci sesi duyduğu anda, birinci ses sadece zihnindeki bir hayalden ibarettir. Sadece hafızasında var olan bir bilgidir. Kişi, hafızasında olanı, yaşamakta olduğu anla kıyaslayarak zaman algısını elde eder. Eğer bu kıyas olmasa, zaman algısı da olmayacaktır.

Aynı şekilde kişi, bir odaya kapısından girip sonra da odanın ortasındaki bir koltuğa oturan bir insanı gördüğünde, kıyas yapar. Gördüğü insan koltuğa oturduğu anda, onun kapıyı açması, odanın ortasına doğru yürümesi ile ilgili görüntüler, sadece beyinde yer alan bir bilgidir. Zaman algısı, koltuğa oturmakta olan insan ile bu bilgiler arasında kıyas yapılarak ortaya çıkar. Kısacası zaman, beyinde saklanan birtakım bilgiler arasında kıyas yapılmasıyla var olmaktadır. Eğer bir insanın hafızası olmasa, beyni bu tür yorumlar yapmaz ve dolayısıyla zaman algısı da oluşmaz. Bir insanın "ben otuz yaşındayım" demesinin nedeni, beyninde söz konusu otuz yıla ait bazı bilgilerin biriktirilmiş olmasıdır. Eğer hafızası olmasa, ardında böyle bir zaman dilimi olduğunu düşünmeyecek, sadece yaşadığı tek bir "an" ile muhatap olacaktır ki bu nokta çok önemlidir. Einstein, Barnett’in ifadeleriyle, "uzay ve zamanın da sezgi biçimleri olduğunu, renk, biçim ve büyüklük kavramları gibi bunların da bilinçten ayrılamayacağını göstermiş"tir. Genel Görecelik Kuramı’na göre "zamanın da, onu ölçtüğümüz olaylar dizisinden ayrı, bağımsız bir varlığı yoktur."

Zaman bir algıdan ibaret olduğuna göre de, tümüyle algılayana bağlı, yani göreceli bir kavramdı. Zamanın akış hızı, onu ölçerken kullandığımız referanslara göre değişir. Çünkü insanın bedeninde zamanın akış hızını mutlak bir doğrulukla gösterecek doğal bir saat yoktur. Lincoln Barnett’in belirttiği gibi "rengi ayırt edecek bir göz yoksa, renk diye bir şey olmayacağı gibi, zamanı gösterecek bir olay olmadıkça bir an, bir saat ya da bir gün hiçbir şey değildir. Zamanın göreceliği, rüyada çok açık bir biçimde yaşanır. Rüyada gördüklerimizi saatler sürmüş gibi hissetsek de, gerçekte her şey birkaç dakika hatta birkaç saniye sürmüştür.

Düşün ve Başar

Perşembe, 26 Şub 2009 burakkanmaz 1 yorum

dusunvebasr_thbMuhammed Bozdağ’ın eseri olan Düşün ve Başar, her okumam da hayatıma çeki düzen vermemi sağlayan ve bana müthiş bir iç enerji veren bir kişisel gelişim kitabıdır. Daha önceden 2 defa okumama rağmen bu aralar ihtiyacım olduğunu düşünerek tekrar okumaya başlıyorum.

Hayatta başkalarından yardım bekleyip mutlu olamazsınız. Hiçkimse her zaman sizin yanınızda olup sizi anlayıp sizi mutlu edemez. Bu nedenle çoğu zaman hayatınızda ki engeller karşısında kendi mutluluğunuzu kendi iç enerjinizi kendiniz sağlamak zorunda kalırsınız. İşte bu kitap size bu enerjinizi nasıl sağlayacağınızı anlatıyor. 

Bu kitabı 3 Mart 2009’dan önce bitirmeyi kendime hedef koyuyorum.