Bu makale benim ilk makalem olduğu için çok heyecanlıyım :) Makale yazmaya hız verip yakın zamanda daha fazla makale ile karşınızda olacağım. Bu makalemi ayrıca Bilişim Dergi’nin Nisan 2009 sayısında da görebilirsiniz.

Yakın bir gelecekte adını sıkça duyacağımız Windows Azure, Cloud Computing mantığı üzerine kurulmuş bir servisler platformudur. Burada “Cloud” interneti, “Cloud Computing” birleşimi ise farklı erişim yöntemleriyle internet üzerindeki bir servise erişim için yazılmış uygulamaları belirtmektedir.
Daha anlaşılır bir şekilde anlatmak gerekirse; son model bir bilgisayar aldığınızı düşünün. Bu sistemi ise sadece maillerinize bakmak ve internette gezinmek için kullandığınızı farz edin. Hem ödediğiniz ücret sizin için büyük bir gider olacaktır, hem de bilgisayarın gücünün büyük bir kısmını kullanmadığınız için verimsiz bir kullanım ortaya çıkacaktır. İşte Windows Azure bu noktada devreye giriyor. Çok temel minimum özelliklere sahip bir bilgisayarın İnternet Tarayıcısı (Internet Explorer, Firefox, Opera vb.) ile Windows Azure’a erişerek işlemci, depolama, hafıza ve grafik işlemlerinizi yaptırabileceksiniz.
Peki, avantajları nelerdir?
Windows Azure’un genel bir bakışla avantajları;
- Maliyet
- Kullanım kolaylığı
- Güvenlik
- Ölçeklenebilirlik
- Sürdürülebilirlik
Maliyet; Windows Azure, sizden kullandığınız sistem kaynakları kadar ücret talep eder. Normal bir kullanıcı (maillerine bakan, internette gezinen vs.) olduğunuzu düşünün…
- Grafik ve tasarım alanı ilginizi çekti, sırf bu yüzden tonlarca para ödeyip yeni bir bilgisayar mı almak zorundasınız? Hayır, Windows Azure’u kullanarak sisteminizi yenilemeden, istediğiniz işlemleri sizin yerinize Windows Azure’a yaptırabilirsiniz.
- En son çıkan oyunu oynamak mı istediniz? Normalde daha 2 ay önce aldığınız sistemi yenilemek zorunda kalırsınız. Ya da Windows Azure’u kullanarak oyunu hemen oynayabilirsiniz.
Yani kısacası siz yapmak istediğiniz işe odaklanın, işlemin nasıl yapılacağıyla ya da ne kadar yer kaplayacağıyla ilgilenmeyin. Ayrıca sistemin güvenliği, sürdürülebilirliği sizin yerinize yapılmaktadır. Kendi bilgisayarınızda hard diskinizin bozulması demek bütün verilerinizin kaybolması anlamına gelirken, Windows Azure kendi içerisinde sizin verilerinizin kaybolmaması garantisi vermektedir.
Şu anda Windows Azure üzerine kurulmuş Mesh uygulamasından bir görüntü aslında daha iyi ifade edebilir tüm bunları. Gördüğünüz gibi sanal bir Windows görünümü var. Normal Windows’ta yaptığınız tüm işlemleri burada yapabileceksiniz. Tek farkı ise Windows Azure kullanabilmek için herhangi bir internet tarayıcıdan başka bir şeye ihtiyacınızın olmaması.
Büyük şirketlerin ise hem veri bütünlüğü garantisi hem de performans açısından yakın bir gelecekte Windows Azure’a geçmeleri beklenmektedir. Windows Azure temelde 5 servis altında çalışmaktadır. Windows Azure ortamında uygulama geliştirmek için bu servisleri kullanabileceksiniz.
Son olarak Windows Azure hakkında resmi bilgiyi hatırlatalım. Microsoft’un başkanı Steve Ballmer’ın açıklamasına göre, Azure’nin bu yılın sonunda piyasaya çıkması planlanıyor. Bundan önceyse 30 Haziran’da yapılacak Professional Developers Conference’de sunulacak ve geliştiriciler için bir Preview sürümü piyasaya çıkacak.